Üç Renkli Faşizm

Tarihçi Ian Kershaw, faşizmi tanımlamanın, jöleyi duvara çivilemeye çalışmak gibi olduğunu söyler. Faşizmi tanımlamak zor olduğu için, onu bir gamalı haç, Hitler ve bıyığı, siyah gömlekliler veya kahverengi üniformalılar olarak görselleştirmek daha kolaydır. İkinci Dünya Savaşı sonrasında faşizmin rengi kırmızıydı.

ANALİZ
2022-05-20 11:29:41

Faşizmin en belirgin özelliği, otoriter yönetim şeklidir. Gerçekten de tek bir demokratik faşist hükümetin örneği yok. Sovyetler Birliği, özellikle Stalin döneminde, olabilecek en otoriter rejime sahipti ve Homo Sovyetikus, onun üstün varlığı idi.

Yeni Sovyet Adamı Marksist ideolojiye bağlı, enternasyonalist ve kolektivistti, sosyal olarak aktif ve uyumluydu, yani her bakımdan gelişmişti: bilgili, yetenekli, ilgileri yüksek ve sağlıklıydı. Ayrıca toplumun ve gelecek nesillerin yararına kendini feda etmeye de hazırdı.

Bu ideal belirli bir etnik gruba ait olmasa da, sadece rejime tam olarak uyan insanları kabul ediyordu. Bu tam uyumu dayatmak için uygulanan siyasi, dini, ideolojik ve etnik baskı, hayatları ve aileleri mahvetti. İnfazlar ve insanlık dışı muameleler milyonlarca istenmeyen unsurun öldürülmesiyle sonuçlandı.

13 milletten iki milyondan fazla insan, bazen bütün bir millet, etnik olarak temizlenmiş topraklar yaratmak, işgücünü transfer etmek ve Sovyetler Birliği'nin işsiz bölgelerini doldurmak için zorla göç ettirildiler . Kırım Tatarları ile Çeçen ve İnguşların göçleri, en yüksek ölüm oranlarına sahipti ve Ukrayna ve Avrupa Parlamentosu tarafından soykırım olarak kabul edildiler.

Sovyet faşizmi sadece sınırları içindeki nüfusu ezmedi. İkinci Dünya Savaşı'ndan önce, Nazi Almanya’sı ile Molotof-Ribbentrop Paktı'nı imzalayarak Baltık ülkeleri Estonya, Letonya, Litvanya’ yı ilhak etti ve Polonya'yı paylaştı. Bu eyaletlerde acımasız baskılar ve toplu göçler gerçekleştirdi.

Eylül 1939'da Polonya toprakları Nazi Almanyası ve Sovyetler Birliği arasında paylaşıldı. İstilayı takip eden yaklaşık iki yıl boyunca, iki işgalci arasında Gestapo-NKVD Konferansları düzenlenerek Polonya direnişi ile nasıl başa çıkılacağı planlandı. 1.200.000'den fazla Polonyalı'nın Sovyet işgali altındaki bölgelerden tutuklanması ve göç ettirilmesinin yanı sıra, Katin ormanında 22.000 Polonya askeri personel ve sivil katledildi.

Haziran 1940'ta Besarabya ve Kuzey Bukovina işgal edildi ve geleneksel katliamlar ve göçler tekrarlandı.

Sovyetler Birliği, Polonya'nın bölünmesinden yaklaşık iki yıl sonra ve Fransa'nın Almanlar tarafından işgal edilmesinden bir yıl sonra, ancak Nazi Almanyası 22 Haziran 1941'de Sovyetler Birliği'ne savaş ilan ettikten sonradır ki dünyayı Nasyonal Sosyalizmden kurtarmaya karar verdi. Savaştan sonra, “özgürleştirdiği” Doğu Avrupa ülkeleri, kurtarıcısı ve yeni efendisi olarak Sovyetler Birliği'ni buldu.

Sovyetler Birliği ve Rusya Federasyonu

Sovyetler Birliği, Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği'nin (SSCB) Kuruluşuna İlişkin Bildirge ve Antlaşması ile kurulmuştur. Anlaşmanın imzacıları o zaman ki dört Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti olan Beyaz Rusya, Ukrayna, Rusya ve Transkafkasya Federasyonu (Ermenistan, Azerbaycan ve Gürcistan) idi; daha sonra bu cumhuriyetlerin sayısı 15'e yükseldi. Anayasal olarak, Sovyetler Birliği bir federasyondu ve her cumhuriyetin birlikten ayrılma hakkı vardı. Bununla birlikte, Sovyetler Birliği pratikte çok merkezi bir idari hiyerarşiydi ve tüm federatif hükümetler, Rusya Sovyet Federatif Sosyalist Cumhuriyeti (RSFSC) içinde Moskova'da bulunan SSCB Yüksek Sovyeti'nin mutlak kontrolü altındaydı.

1988'de, zor durumdaki Sovyet ekonomisini canlandırmak için çeşitli reformlar yapıldı. Reformlar ayrıca Birliğe bir miktar liberalleşme de getirdi. Sovyetler tarafından Avrupa'nın çeşitli ülkelerine dayatılan sosyalist rejimler barışçıl bir şekilde çöktü ve Birlik içinde de milliyetçi hareketler güç kazandı bu da kurucu cumhuriyetlere daha fazla demokrasi ve özerklik getirme baskısını artırdı. 29 Kasım 1988'de Sovyetler Birliği, tüm yabancı radyo istasyonlarını engellemeyi bıraktı ve Sovyet vatandaşlarının Komünist Parti kontrolü dışındaki haber kaynaklarına sınırsız erişimini sağladı.

1990'da, Sovyetler Birliği'ni oluşturan tüm cumhuriyetler ilk rekabetçi seçimlerini yaptılar. Reformcular ve etnik milliyetçiler birçok sandalye kazandı. Kurucu cumhuriyetler egemenliklerini ilan etmeye başladılar, birliğin yasalarını reddederek kendi ekonomileri üzerinde kontrollerini ilan ettiler ve Sovyet hükümetine vergi ödemeyi reddettiler. Tedarik hatları kesintiye uğradıkça Birliğin yapısı çatlamaya başladı ve Sovyet ekonomisi daha da bozuldu. Ağustos 1991'de eski düzeni geri getirmek için bir darbe yapıldı, ancak bu darbe hızla çöktü. 1991'in sonunda Sovyetler Birliği artık yoktu.

Rusya Federasyonu Bayrağı Devralıyor

Sovyetler Birliği'nin dağılması çalkantılı oldu, ancak Ermenistan ve Azerbaycan arasındaki sınır çatışması dışında silahlı şiddetten genellikle kaçınıldı. Ancak, Rusya Federasyonu için geçiş daha sancılı oldu, 1993 anayasa krizi askeri güç yoluyla sona erdirildi ve Çeçen İçkerya Cumhuriyeti'nin bağımsızlık ilanı Kuzey Kafkasya'da şiddetli ve acımasız iki savaşa yol açtı.

Birinci Çeçen Savaşı, 11 Aralık 1994'te başladı ve 31 Ağustos 1996'da Çeçen zaferiyle sona erdi, Rusya, İçkerya Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Cahar Dudayev'in öldürülmesi dışında tüm temel amaçlarını yerine getirmede başarısız oldu. Rus ordusu yetersizliğini, direnişle her karşılaştıklarında gelişi güzel ve orantısız güç kullanımı ile telafi etmeye çalıştı. Rus birlikleri sivillerin yakın tehlike altındaki bölgeleri tahliye etmesini engelledi ve insani yardım kuruluşlarının sivillere yardım etmesini engelledi. Ayrıca Rus askerleri, ayrılıkçı sempatizanlara yönelik çok sayıda ve sistematik işkence ve yargısız infaz eylemleri gerçekleştirdi. İnsani yardım ve yardım grupları, Rus askerlerinin sivilleri rastgele öldürdüğü, tecavüz ettiği ve yağmaladığına dair sayısız olaya görgü tanıklığı yaptı.

Rusya Federasyonu, faşizmin üç renkli bayrağını kaldırmaktaydı ve şimdi her faşist rejimin ihtiyaç duyduğu otokratik lideri ortaya çıkarması gerekiyordu.

Her otoriter rejim aynı zamanda ideal vatandaşını da tanımlar. Bugünün Rusya'sının ideal vatandaşı, Sovyet insanından daha az kesinlikte tanımlanmıştır. Rusya'nın şu anki cumhurbaşkanı, "Bazı ülkelerin unuttuğu manevi ve ahlaki değerler, tam tersine bizi daha güçlü kıldı ve biz bu değerleri her zaman destekleyeceğiz ve koruyacağız" diyor. Yani ideal Rus manevidir ve ahlakidir. Ancak ideal vatandaşı tanımlamadaki bu kesinlik eksikliği önemli avantajlara sahip. Rus vatandaşları için bugün manevi olarak doğru olan, Moskova’nın ve tüm Rusların Patriği'nin söylediği ve ahlaki olarak doğru olan ise liderlerinin söylediğidir.

Dün İçkerya'yı vahşice ve insan haklarını tamamen göz ardı ederek geri almak ahlaki ve manevi olarak doğruydu. Cumhuriyet'in Rus otoritesine bir kez daha isyan etmemesi için despotik İslamcı köktendinci bir savaş ağasını tahta çıkarmak da doğruydu. Abhazya ve Güney Osetya'yı Gürcistan'dan çıkarmak ve istenmeyen Gürcüleri işgal altındaki topraklardan sürmek de ahlaki ve manevi olarak doğruydu. 2014'te aynısını Donbas bölgesinde ve Kırım'da tekrarlamak, Tatarların kazanılmış haklarını ortadan kaldırmak, muhalefeti hapsetmek ve nominal referandumlarla bu toprakları ilhak etmek manevi ve ahlaki olarak çok doğruydu.

Bugün Ukrayna'nın işgali üçüncü ayında. Rus ordusunun amacı, batının yozlaştırıcı etkisini ezmek ve ülkeyi nazilerden arındırmaktı. Zaferin aylar değil üç gün içinde elde etmeyi planlıyordu. Avrupa'nın doğu sınırlarında üç renkli bayrak ortaya çıktığında, batının kararlılığının çözünüp havaya dağılması bekleniyordu. Bugün NATO, saflarına iki yeni üyenin katmayı tartışıyor, Batı Rusya'ya sert yaptırımlar uygularken Ukrayna'ya askeri ve ekonomik destek veriyor.

Ancak Rusya'nın lideri, hala vatandaşlarının %80'inin onayına sahip. Rusya'da sansür olmasının ve muhalefetin acımasızca bastırılmasının buna sebep olduğu düşünülebilinir.

Halklar liderleri yetiştirmeyip de, liderler ulusları doğursaydı, bu doğru olabilirdi.

Izzet Enünlü


Prev

Karadeniz'e Erişimi Düzenlemek İçin Yapı...

Next

Uluslar hapishanesi: Rusya'da kim iyi ya...


Add Comment